Burası Neslihan Albayrak’ın seyir defteri. Kimi zaman Sultanahmet’te toprağın altından fısıldayan antik bir sütunun hikayesi, kimi zaman Boğaz’da kanat açan bir martı, kimi zaman da taş duvarda uyuklayan bir İstanbul kedisi...
“Şöyle bi’ uçalım dedik 🕊️ — Taşların hafızasına, bulutların kalbine ve doğanın sessiz dostlarına doğru...”
— Neslihan Albayrak’ın Günlüğünden
👆 Ayasofya’ya tıkla kubbe açılsın, Galata’ya tıkla Hezarfen uçsun, Kız Kulesi’ne tıkla efsanesi anlatılsın! Martılar, vapur ve kedi de seni bekliyor.
Kartların üzerine tıklayarak ilgili fotoğraf koleksiyonuna veya yazılara hemen uçabilirsiniz!
Galata’nın Arnavut kaldırımları, Ayasofya’nın kubbesinden süzülen ışık, Kız Kulesi ve vapurlar.
“Şöyle bi’ uçalım dedik!” diyen Boğaz martıları, güvercinler ve leylak rengi gökyüzü bulutları.
Antik Yarımada kazıları, Konstantinopolis Hipodromu, Efes Celsus Kütüphanesi ve Hattuşa.
Taş duvarların, antik sütun başlıklarının ve sisli göldeki mavi sandalların en tatlı sakinleri.
Mor kır çiçekleri, ulu çınarlar, gökyüzüne uzanan çamlar ve durgun göl yansımaları.
Taş duvarların gölgesinde seyir defterimle... ✍️
Efenim, bir şehri sevmek biraz da onun toprağının altındaki hafızayı, göğündeki bulutu, saçaklarındaki kuşu ve sokağındaki kediyi dinlemekle başlar.
İstanbul’un “Antik Yarımada” dediğimiz o eşsiz kalbinde yürürken; her taşın altında binlerce yıllık bir hikaye, her çınar ağacının altında ise anlatılmayı bekleyen bir tebessüm saklıdır. Bu günlükte hem İstanbul ve arkeoloji üzerine kaleme aldığım yazıları hem de objektifime takılan gökyüzü, doğa ve şehir karelerini paylaşıyorum.
Aşağı kaydırdıkça küçük vapurumuz çağlar arasında yol alıyor. Her durakta Nesli’nin objektifinden bir kare sizi bekliyor!
Avcı-toplayıcıların dev T biçimli taşları dikip kabartmalarla süslediği, bilinen en eski anıtsal yapılar.
🗿 Kazıya Geri Dön
Boğazkale’de devasa taşlardan örülmüş kapılar, Anadolu’nun ilk büyük imparatorluklarından birine açılıyor.
Oğul Aquila’nın babası Celsus anısına yaptırdığı, binlerce parşömen rulosuna ev sahipliği yapmış zarif cephe.
Kubbe göğe asıldı; hemen yanındaki Hipodrom’un izleri ise bugün hâlâ Antik Yarımada’nın toprağı altında fısıldıyor…
Cenevizlilerin diktiği kule, rivayete göre bir gün Hezarfen Ahmed Çelebi’nin kanatlarıyla Üsküdar’a süzüldüğü yer oldu.
Ve bütün bu katmanlar bir defterde buluşuyor: taşların hafızası, bulutların kalbi, martıların kanadı…
📜 Yazıları OkuAntik Yarımada’nın arkeolojik hafızasından Boğaz’ın martılarına uzanan hikayeler... Sol menüden okumak istediğiniz yazıyı seçebilirsiniz.
Eski İstanbul’dan antik kentlere, bulutlardan martılara ve doğanın kalbine uzanan 46 özel fotoğraf. Büyütmek ve hikayesini okumak için kartlara tıklayın!